<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Her Kesimi İlgilendiren Blog ! &#187; arapça</title>
	<atom:link href="http://www.gelsinler.net/tag/arapca/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gelsinler.net</link>
	<description>Güncel İnternet ve Paylaşım Siteniz.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 21:13:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Karma Diller Osmanlıca Ve Kürtçe</title>
		<link>http://www.gelsinler.net/karma-diller-osmanlica-ve-kurtce-2.html</link>
		<comments>http://www.gelsinler.net/karma-diller-osmanlica-ve-kurtce-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 15:13:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gelsinler.Org</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[arapça]]></category>
		<category><![CDATA[bilbilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dilbilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[gramma]]></category>
		<category><![CDATA[grammar]]></category>
		<category><![CDATA[grammer]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[herşey]]></category>
		<category><![CDATA[kama]]></category>
		<category><![CDATA[Karma Diller Osmanlıca Ve Kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[öğren]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı osmanlıca Farsça Arabça Kürtçe Türkçe Zazaca]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[zazaca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gelsinler.net/?p=1733</guid>
		<description><![CDATA[Evet Arkadaşlar Bütün Eski Karma diller hakkında herşey mevcuttur. Karma diller Hakkında Herşey ! Osmanlı osmanlıca Farsça Arabça Kürtçe Türkçe Zazaca Ve bu dillerin geçmişi grammerleri birbirlerine olan akrabalıkları.. Karma dilbilgisi ve bilgileri: KARMA DİLLER ve İKİ ÖRNEK:Klasik Osmanlıca ve KürtçeProf. Dr. Ahmet BURANFırat Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi,aburan@firat.edu.trÖzetBu makalede dil türleri bağlamında “karma diller” ele alınarak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Evet Arkadaşlar Bütün Eski Karma diller hakkında herşey mevcuttur. Karma diller Hakkında Herşey !</p>
<p>Osmanlı osmanlıca Farsça Arabça Kürtçe Türkçe Zazaca Ve bu dillerin geçmişi grammerleri birbirlerine olan akrabalıkları..</strong></p>
<p><img class="alignnone" src="http://alemforum.net/wp-content/uploads/2008/08/diller.gif" alt="" width="518" height="352" /></p>
<p>Karma dilbilgisi ve bilgileri:<span id="more-1733"></span></p>
<p>KARMA DİLLER ve İKİ ÖRNEK:Klasik Osmanlıca ve KürtçeProf. Dr. Ahmet BURANFırat Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi,aburan@firat.edu.trÖzetBu makalede dil türleri bağlamında “karma diller” ele alınarak, oluşum süreçleri,örnekleri ve özellikleri incelenmiştir. “Klasik Osmanlıca” ve “Kürtçe” karma dil örneğiolarak incelenmiş; manzum ve mensur metin örnekleri ile söz varlığı üzerindeki değer-lendirmelerle “karma dil” olma durumları tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Dil türleri, karma diller, Türkçe, Klasik Osmanlıca, Kürtçe.MIXED LANGUAGESSummaryIn this article, mixsed languages with the process of their formation and their features were investigared by giving examples in the context of kinds of language. Theclassical Ottoman Turkish and Kurdish were investigated as the examples of mixed languages and they were determined as mixed languages by giving examples in verse andprose styles.Key words: Kinds of language, mixed languages, Turkish, Klassical OttomanTurkish, Kurdish.GirişDil, insanların bilme ve bildirişme ihtiyaçlarını karşılayan bir araçtır. İn-san-varlık ilişkisinde dil bilgi aracı, insan-insan ilişkisinde ise bildirişme aracıdır.(Karaağaç, 2002: 9) Dilin toplumsal ve kültürel yanı insan-insan ilişkileri, yani bil-dirişimi sağlama işleviyle ilgili olduğu için, dil daha çok bu boyutuyla bilinmekteve tanımlanmaktadır. Dolayısıyla F. de Saussure de dili &#8220;bildirişimi sağlayan gös-tergeler dizgesi&#8221; olarak tanımlamıştır. (Saussure, 1988: 46)Dili &#8220;bir etkinlik&#8221; ya da bir &#8220;uygulayım&#8221; olarak tanımlayanlar, aynı za-manda, dilin statik, doğal bir tanımını yapmanın hayal olduğunu da söylerler.(Achard, 1993: 37) Nitekim her etkinlik kendi bağlamında gerçekleşir ve her gerçek-liğin kendine özgü bir bağlamı ve yapısal görünümü vardır. N. Chomsky ise derinyapıda aynı özelliklere sahip olan dillerin yüzey yapıda dönüştükleri ve değiştiklerikanaatindedir. (Chomsky, 2001: 173-236)</p>
<p>Page 2<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)20Nasıl tanımlanırsa tanımlansın bu tanımların hiçbiri dilin temel işlevininbilme ve bildirişme olduğu gerçeğini değiştirmez. Tabiî ki bilme ve bildirişme ola-yı da akıl ve bilinç ile doğrudan ilgili bir olgudur. Kişisel ve toplumsal olarak insa-nın varlığı algılama biçimiyle ilgili olduğunu düşündüğümüz dili, niteliklerine göreşöyle tasnif edebiliriz:1- Doğal Diller:Bunlara ana dilleri demek de mümkündür. Kendi doğal şartları içinde do-ğup gelişen bu dillerin, toplumun zihinsel ve sosyo-kültürel dünyası ile sıkı bir bağıvardır. Sesbirim, biçimbirim, sözcük ve cümle gibi dilin temel birimleri bakımın-dan bu diller özgün özelliklere sahiptirler. Aynı zamanda bu diller bir toplumu mil-let hâline getiren temel kültür değerlerinin de başında yer alırlar. Ortak (standart)diller, ortak dillere dayanan yazı dilleri, lehçe ve ağızlar, bu dil alanı içinde bulu-nurlar. Ayrıca doğal dillerin çeşitli şekillerde karışması ile oluşan ve “karma dil”denilen diller de vardır. Bu dilleri biraz sonra daha geniş bir şekilde incelemeyeçalışacağız.2- Yapma Diller:Bir ya da daha çok kişinin, çeşitli dillerin söz varlığından ve kurallarındanyararlanarak yaptıkları dillerdir. Bu tür diller, farklı dillerle konuşan insanların an-laşmazlık sorununu gidermek amacıyla yapılmışlardır. Bilinen ilk örneği MehmetMuhiddin tarafındanyapılan ve 1580 tarihli bir mecmuada özellikleri gösterilen Balibilenadındaki dildir. Daha sonra dünyada 500 dolayında yapma dil denemesiolduğu bilinmektedir. Volapük, İdo, Universal ve Occidental gibi örnekleriarasında en tanınmışı Esperanto&#8217;dur.3- Özel Diller:Belli bir sosyal grup arasında oluştuğu için &#8220;sosyolekt&#8221; terimi ile ifadeedilen bu dillere &#8220;grup dili&#8221; ya da &#8220;özel dil&#8221; denmektedir. Sosyolekt &#8220;birey üstü dildizgesinin, bir dilbirliğinin üyelerinden bir grup tarafından karakteristik kullanılışı&#8221;(Aksan, 1987: 87) biçiminde tanımlanmaktadır. Kimi meslek mensupları, sosyal ve siyasal gruplar ile yaş grupları arasındaböyle diller oluşabilmektedir.Bir gruba mensup kimselerin, kelimelerin yapı ya da anlamlarını değiştire-rek oluşturdukları diller de vardır. Bunlara jargon diyoruz. Jargonlar da özel dillerarasında yer alır. A. Caferoğlu&#8217;nun ilk defa tespit ettiği &#8220;Erkilet çerçilerinin gizlidili&#8221; ya da &#8220;kuş dili&#8221; olarak bilinen ve çeşitli şekilleri olan anlaşma araçları jargonörnekleridir. (Kaymaz, 2003: 111-130)</p>
<p>Page 3<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)21Argoyu da özel diller arasında değerlendirmek mümkündür. Argo, çeşitligrupların kendi aralarında anlaşmayı sağlamak için ortak dilin kelimelerine farklıanlamlar yükleyerek oluşturdukları, sanatlı, nükteli bazen de kaba ve müstehcendildir. (Aksan, 1987: 80-92)Dil İlişkileriİnsanlar topluluklar hâlinde yaşarlar. Toplu hâlde yaşayan insanlar arasın-da bildirişim kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Nitekim, dil de insanın bu ihtiyacından doğ-muştur. Aynı toplumun üyeleri arasında iletişim ve bildirişim nasıl bir ihtiyaç vegereklilikse, topluluklar, milletler arası iletişim ve bildirişim de bir ihtiyaçtır. Ta-rihte aynı coğrafyayı paylaşan, iç içe ya da yan yana yaşayan topluluklar arasında,komşuluk, ticaret, turizm ve kültürel ilişkiler dolayısıyla dil ilişkileri de gerçekleş-miştir.Günümüzde, çağdaş iletişim teknolojileri dolayısıyla, artık mesafe kavramıortadan kalktığı için, sadece yakın komşu ülkelerin dilleri ile değil, dünyanın her-hangi bir yerindeki diller ile de ilişkiler kurulabilmektedir.Diller arası ilişkide, her dil, bir diğerinden çeşitli unsurlar alır veya verir.Bu alış verişin temelinde ise iki ana öge vardır: &#8220;İhtiyaç/bilgi&#8221; ve &#8220;moda/özenti&#8221;.Bir dil diğer dillerden ihtiyacı dolayısıyla &#8220;bilgi alıntıları&#8221; yapabilir. Bilgi alıntılarıalıcı dile yeni bir kavram getirirler. Bu yüzden de genellikle kalıcı olurlar ve gir-dikleri dilin söz varlığı içinde uzun süre yaşayabilirler. Moda ve özenti alıntılarıise, bir ihtiyaçtan kaynaklanmayan ve alıcı dilinkavram dünyasına fazla bir şeykatmayan alıntılardır. Bu tür alıntılar uzun ömürlü olmazlar, genellikle kısa bir süreiçinde kullanımdan düşer ve unutulurlar. (Karaağaç, 2002: 97-100)Diller arası ilişkide alıntının yönü, genellikle, üst kültürden alt kültüre, yö-netenden yönetilene, merkezden taşraya, üretenden tüketene doğrudur. Bu esaslariçinde alıntıları kaynakları bakımından üç bölüme ayırmak mümkündür.Ödünç Kelimeler: Daha çok aynı dil ailesi ya da aynı dilin çeşitli katman-ları arasındaki iç alıntılardır. Bu tür alıntılarda alınan kelimeler ses, şekil ve anlamyönünden hiçbir değişikliğe uğramazlar. Dillerin beslendiği bu kaynaklar &#8220;dillerinhayat damarları&#8221; olarak değerlendirilir.Melez Kelimeler: Bunlara dış alıntılar diyoruz. Alıntıların en yaygın bi-çimidir. Bu tür alıntılarda, alınan kelimelerin ses ve anlam yapılarında değişikliklerolur; genellikle alıcı dil onu kendi yapısına uydurur: narduban &gt; merdiven, skala &gt;iskele gibi.Anlam Aktarması: Alıntılardaki yerleştirmenin &#8220;en uç” noktasını oluştu-ran bu tür alıntılarda, kelimenin anlam yapısı alıcı dilin kendi unsurlarıyla karşıla-nır. (Karaağaç: 2002: 103-106) Cold war = soğuk savaş, le mur du son = ses duva-rı, prendre du soup = çorba almak</p>
<p>Page 4<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)22Karma Dil Nedir?Ve Yehova, &#8220;Bunların hepsi tek kavim&#8221; dedi. &#8221; Konuştukları dil aynı, giriş-tikleri işi yarıda bırakacağa benzemiyorlar. Gelin de toprağa inelim, dillerini ayı-ralım şunların. Birbirlerini anlayamaz olsunlar.&#8221; dedi.(Osmanlıca lisan-ı muhtelit, İng. mixed Language, Alm. mischsprache, Fr.Langue mixt)Efsaneye göre, Hz. Adem&#8217;den Babil&#8217;e kadar insanlar, kusursuz olduğu ka-bul edilen bir tek dili biliyor ve kullanıyorlardı. (Eco, 1995: 82-83) Günün birindeTanrılık iddiasında bulunan Firavun göğe yükselen bir kule yaparak Tanrı&#8217;yı yaka-lamaya karar verir. Kule inşaatı devam ederken, Tanrı &#8220;Bunların dillerini karıştıra-yım da birbirlerini anlamaz olsunlar; kendi aralarında kavgaya tutuşsunlar ve be-nimle uğraşmaktan vazgeçsinler&#8221; der. Tanrı dediğini yapar, dillerini karıştırır veinsanlar birbirini anlayamazlar; kendi aralarında kavgaya başlarlar ve böylece Tan-rı ile uğraşmaktan da vazgeçerler.Tevrat kaynaklı bu efsaneye göre dillerin karışması ve farklılaşması, dola-yısıyla da çoğalması, bu olay ile başlamış ve bu tarihten sonra gelişmiştir.Bu rivayetin gerçekliği konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değil-dir. Ancak, günümüzde genellikle iki ya da daha çok dilin çeşitli tarihî, coğrafî,siyasî ve kültürel sebepler ile karışmasından meydana gelen bazı karma dillerinvarlığını biliyoruz. &#8220;Karma dil&#8221;, &#8220;vernaküler&#8221; ya da &#8220;sınır dilleri&#8221; denilen bu türdillere, batılı araştırmacılar niteliğine ve gelişme düzeyine göre, &#8220;Sabir&#8221;, &#8220;Pidgin&#8221; ya da &#8220;Creol&#8217; adını vermektedirler.Türkiye&#8217;de yayımlanan bazı sözlüklerde de karma diller hakkında bilgilerverilmektedir:Berke Vardar, karma dilleri şöyle tanımlamaktadır: &#8220;Çeşitli dillerin karış-masından oluşmuş dil. Karma diller, yeterince gelişmemiş bir aşamada bulunançeşitli toplulukların, ülkelerine gelen gelişmiş topluluklardan bireylerle daha kolayilişki kurabilmek,, alış veriş yapabilmek vb. nedenlerle onların dillerinden büyükölçüde öge almaları sonucu oluşmuştur. Akdeniz yöresinde rastlanan Fransızca veProvansça, İspanyolca ve Katalanca, İtalyanca ve Arapça karışımı Sabir dilleri te-cimle ilgili olarak yaratılmış, sınırlı bir alana özgü, kısıtlı birleşim kuralları olananlaşma araçlarıdır. Ana dili olarak kullanmazlar. Sabir terimi başka yörelerde rast-lanan benzer anlaşma yöntemleri için de geçerlidir. Picin ise İngilizceyle UzakDoğu dilleri (özellikle Çince) arasındaki ilişkilerin ürünüdür ve Sabir&#8217;den çok dahagelişmiş bir yapısı sözlüğü vardır. Kreoller, çeşitli toplumsal ve tarihsel nedenlerleana dili düzeyine yükselmiş karma dillerdir. Haiti&#8217;de, Martinique&#8217;te, Guadeloupe&#8217;taFransız kreolleri, Jamaika&#8217;da İngiliz kreolü konuşulur. Portekiz, Hollanda kreolleride vardır&#8221;. (Vardar, 1998: 134-135)Mehmet Hengirmen, &#8220;Çeşitli toplumsal etmenler sonucu iki veya daha faz-la dilden alınan ögelerin ortak kullanımına dayanan, zamanla kendilerine özgü bir</p>
<p>Page 5<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)23yapı kazanmış olan diller&#8221; (Hengirmen, 1999: 2001) şeklinde; Ahmet Topaloğlu;&#8221;Genellikle medeniyet bakımından alt seviyede bulunan toplulukların, ilişki kur-dukları üst seviyedeki milletlerin dilinden aldıkları türlü ögelerle meydanagetirdekleri dil” (Topaloğlu, 1989: 96) ; Atakan Altınörs, &#8220;Kültürler arası etkileşimyoluyla, iki ya da daha fazla dilden alınan ögelerin ortak kullanımına dayanan vezamanla kendine özgü bir yapı kazanmış olan dil&#8221; (Altınörs, 2000: 48); ZeynepKorkmaz ise &#8220;Çeşitli dillerin karışmasından oluşan dil; daha kolay anlaşabilmekamacıyla, aşağı bir uygarlık düzeyinde bulunan toplulukların ilişkide bulunduklarıveya bir arada yaşadıkları üstün uygarlıktaki toplulukların dillerinden aldıkları tür-lü ögelerle meydana getirdikleri karma dil. Akdeniz&#8217;deki Sabir, Çin sularındakiPidgin English, Pasifik&#8217;teki Beach-la-Mar dilleri ve yerli Amerikan dillerindenChinook dili ile karışmış İngilizceden oluşan Chinook İngilizcesi gibi. Bunlardajargon ve Lingua franka nitelikleri vardır” (Korkmaz, 1992: 96) şeklinde açıkla-maktadır.Karma Dillerin Oluşum SüreciÖzellikle &#8220;melez kelimeler&#8221; ve &#8220;anlam aktarması&#8221; başlıkları ile belirttiği-miz alıntılar, sayı ve kullanım sıklığı bakımından ileri bir düzeyde olursa, dilin ya-pısı, mantığı bozulmakta ve söz konusu dil yavaş yavaş değişmektedir. Bu değişimbazı hâllerde millî dili bütünüyle yok edebilmektedir. Nitekim A. Millet&#8221;Psikologie du Langue&#8221; adlı eserinde geri kalmış milletlerin önce iki dilli oldukla-rını, daha sonra da dillerini kaybettiklerini yazar.Joseph Vendryes &#8220;Conferences de İnstitut de Linguistique de Universite deParis&#8221; eserinin 1933&#8242;te çıkan &#8220;La Mort de Langues&#8221; (Dillerin Ölümü) adlı konfe-ransında dillerin ölüm sebeplerini şöyle açıklamaktadır:1. Güçlü ve hakim bir dilin millî dili yavaş yavaş sömürmesi2. Bozuk dilli yeni kuşaklar oluşurken özgün dili konuşan insanların ölüpgitmesi3. Gramerinin unutulması dolayısıyla dil bünyesindeki bozulma4. Faydalı bir yabancı dile aşırı ilgi gösterilmesi5. Yeni bir yabancı dili öğrenen kuşakların ana dilini ihmal etmesi6. Millî dil ile birlikte öğrenilen faydalı yabancı dil dolayısıyla çift dillibir toplum hâline gelmek ve zamanla faydalı yabancı dilin galip gele-rek millî dili saf dışı bırakması7. Başta dil olmak üzere, millî kurumların taklitçilik yüzünden tahrip ol-ması ve aydınların gafleti yüzünden ana dilinin kaba, aşağılık bir halkve köylü dili sayılması8. Millî dilin edebiyattan ve edebî yetenekten yoksun kalması9. Millî dil ile yabancı dilin rekabeti sırasında halkın millî dile sahip çık-maması</p>
<p>Page 6<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)2410. Çeşitli sebeplerle dilin ses yapısının bozulması ve telaffuz bozuklukla-rın ortaya çıkması11. Yabancı ve yanlış türetmeler yüzünden millî dilin söz varlığı ve yapımsisteminin bozulması ve dilin tarihselliğinin tahrif edilmesi12. Dilde hayata, çağa uyma ve hayatı ifade etme imkanının kalmaması13. Konuşma dilinin yazı dili hâline gelmesi14. Ana dilinin çöküşü, yok oluşu karşısında toplumun top yekun ilgisizkalması. Bu on dört maddede özetlenen sürecin sonunda, kutsanan, önemsenen fay-dalı görülen dil ya da diller karşısında işlevsiz kalan millî dil, Rene Balibar&#8217;ın ifadeettiği gibi, &#8220;kendisinin diğer dillerden farklı olduğunu gösteremez ve aralarındakiilişkiyi tanımlayamaz&#8221; hâle gelir. (Achard, 1993: 49) Farklılığını gösteremeyenve diğer dillerle ilişkisini tanımlayamayan diller, ya bütünüyle yok olur ya da başkadillerle karışarak karma diller hâline gelirler.Tarihte varlığı bilinen ancak bugün yaşamayan onlarca kavim vardır. Bukavimler, topluca ve birdenbire yok olup gitmemişlerdir. Dilleri ve dolayısıylakimlikleri değiştiği için başka isimlerle ve başka dilleri kullanarak yaşamaya de-vam etmişlerdir. Yakın tarihimizde de dil değiştiren birçok topluluk mevcuttur.Örneğin J. Deny &#8220;Les Langues du Mond&#8221; adlı eserinde Samoyetçe konuşanKamassi taifesinin 1840&#8242;tan itibaren Türkçenin Kaça lehçesini, 1890&#8242;dan sonra daRusça konuştuklarını ve yaklaşık seksen yıl içinde iki defa dil değiştirdiğini belirt-mektedir. Bulgar Türkleri, Slav Bulgarcasını benimsemiş ve kendi dillerini tama-men. kaybetmişlerdir. Memluklar da artık tamamen Arapça konuşmaktadırlar. LarsJohanson, Tofaca konuşan topluluğun iki yüzyıl önce Samoyetçe konuştuğunuyazmaktadır. (Johanson, 2002: 34)Karma diller, çok dilliliğin yaşandığı coğrafyalarda, ortak bir anlaşma ara-cı, &#8220;Lingua franka&#8221;, geçer bölge dili olarak ortaya çıkarlar. Akdeniz&#8217;deki Sabir, Çinsularındaki Pidgin English, Pasifik&#8217;teki Beach-la-Mar, Amerika&#8217;daki Chinook İngi-lizcesi; New York&#8217;taki Porto Rikoluların kendi aralarında kullandıkları ve İngilizceile İspanyolcanın karışımından meydana gelen dil, Kamerun&#8217;un Fransız ve İngilizyönetimi altında kalan bölgelerinde oluşan Kreoller ve Malta adasında Arapça ileLatin dillerinin karışımından meydana gelen Maltaca gibi birçok dil bu bağlamdasöz konusu edilebilir. Yine Fransa ile Almanya arasındaki Alsace Lorraine yöresiile Avusturya ile İtalya arasındaki Trentino Alto Adige yöresinde de karma dillerkullanılmaktadır.Pierre Achard, karma dillerin Sabir ve Pidginden daha ileri bir düzeyinitemsil eden Kreollerin oluşum süreçlerini şöyle izah etmektedir:&#8221;1. Aşama: Yabancı dille konuşan bir A grubu, bir B durumunda, kendidiliyle iletişim kurmayı dener. Bu değişimler düzenliyse, işlevselliği aza indirgen-miş bir dil ortaya çıkar. Söz dağarı fakir, biçimbilgisi ve sözdizimi basit olan budile, &#8220;Pidgin&#8221; veya &#8220;Sabir&#8221; adı verilir.</p>
<p>Page 7<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)252. Aşama: A ve B arasındaki ilişkiler yoğunlaşırsa Pidgin karmaşıklaşır.Eğer A, birbirlerinden belki de uzak olan Bl, B2, vb. gruplarla aynı biçimleri kulla-nırsa Pidgin iletişim dili hâline gelir. Bu aşamadaki mantık, bu tür bir değişkene birgörünürlük kazandırır. Bu görünürlük 1. aşamada yoktur.2. Tekrar Aşama: Daha önce iletişim dili durumunda olan A dili yayılı-mındaki önceliği kaybeder ve A sicili B ile birçok şekilde birleşerek Al, A2 gibideğişkenlerin doğmasını sağlar.3. Aşama: Bir A değişkeni, bir B durumunda , C alt kümesinin &#8220;anadili”durumuna geçer. İşlevler bütünü oluşmasa da (çok dillilik savına göre) artık Colarak adlandırılabilecek A değişkeni bir &#8220;kreol&#8221; olacaktır. (Bu durumda 3. aşamabir dekreolleşme ya da doğuş aşaması olarak adlandırılabilir).4. Aşama: Dil bütünlüğü içinde C, bir değişken olarak ele alınabilir. (A ileçift dillilik açısından ilişkisini sürdürse bile). Bu durumda C karmaşıklaşır ve Kreolkonumundan çıkar.Toplumsal olarak, 2. aşamadaki bir değişken Pidgin, 4. aşamadaki bir de-ğişken de Kreol adını alır. Bilimsel sınıflandırmalar ve toplumsal sınıflandırmalararasında bir sapma vardır&#8221;. (Achard, 1993: 45-46)Karma Dil Olarak “Klasik Osmanlıca” ve “Kürtçe”Bizim coğrafyamızın en büyük karma dilleri &#8220;Klasik Osmanlıca&#8221; ve onunyeterince gidemediği coğrafyalarda &#8220;Kürtçe&#8221; ve &#8220;Zazaca&#8221;dır.Bilindiği gibi, yabancı yapısal ögeleri yoğun biçimde kopyalayan diller,genellikle tehlike altındadır. Bu dillerin başka dillerden kopyaladıkları yapısalögeler, dilin gramer mantığını ve işleyişini bozarak onu karma dil hâline getirirler.Bu durum daha da ilerler ve dilin bir sosyal işlevi kalmazsa, o zaman dil bütünüyleortadan kalkar ve yerini yeni ve farklı bir dile bırakır.Türklerin İslamiyeti kabulü ile başlayan süreçte Arapça ve Farsçanın kut-sanması, bilim, din, edebiyat ve devlet dili olarak daha çok bu dillerin tercih edil-mesi ve Türkçenin kaba, zayıf ve kötü bir köylü dili olarak görülmesi, Türkçedeönemli bir sosyal işlev kaybı oluşmasına sebep olmuştur. Çok yoğun bir yapısalöge kopyalaması ile birlikte, bilgi alıntılarının yanında moda ve özenti alıntılarıyla,sayı ve sıklık bakımından yabancı ögelerin belirleyici olması sonucunda Türkçede“Klasik Osmanlıca” adı verilen bir yazı dili dönemi yaşanmıştır. Bu dönem ve an-layış içinde yabancı ögeler, Türkçenin kimliğini değiştirmiş ve söz varlığı ile gra-mer özellikleri bakımından karma bir dil hâline gelmesine sebep olmuştur.</p>
<p>Page 8<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)26Osmanlıca:Osmanlı devleti içinde kullanılan dili iki bölümde değerlendirmek gerekir.Biri halkın kullandığı günlük ve edebî dildir. Bu dili Yunus Emre&#8217;de, Dede Kor-kut&#8217;ta, Pir Sultan Abdal&#8217;da, Dadaloğlu&#8217;nda; atasözlerinde, deyimlerde, masallarda,bilmecelerde, ninnilerde, tekerlemelerde, türkülerde görmek mümkündür. Türkçe-nin kimlik ve varlık mekânları olan bu anonim ve ferdî halk edebiyatı mahsullerin-de Türkçe bütün sadeliği ve güzelliğiyle korunmuştur.İkincisi ise &#8220;Klasik Osmanlıca&#8221; dediğimiz &#8220;edebî dil&#8221;dir ki, bu dil, söz var-lığı ve gramer kuruluşları bakımından tam bir “karma&#8221; dil karakterindedir. Özel-likle divan edebiyatında kullanılan bu dilden seçtiğimiz biri manzum, diğeri men-sur iki örneği burada incelemek istiyorum.Manzum örnek:Ey tab-ı hüsnün afet-i nîruy-ı âfitâb Haclet-pezîr-i reng-i rûhunrûy-ı âfitâbNailî&#8221;Ey güzelliğin, parlaklığın, güneşin ışığının gücünü yok eden sevgili! Se-nin yanağının rengi utançtan güneşin yüzünü kızartır.&#8221;Kelimelerin dillere göre dağılımı:T (1)EyAr. (2)hüsn Far (8)haclet tâbîû âfetnîrûy âfitâbpezîrrenkruhrûyTamlamalar:tâb-ı hüsn (Far.+Ar. kelimelerle Farsça tamlama)âfet-i nirûy-ı âfitâb (Farsça tamlama)haclet-pezîr-i reng-i ruh (Ar.+Far.+Far.+Far. kelimelerle Farsça tamlama)ruy-ı âfitâb (Farsça tamlama)</p>
<p>Page 9<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)27Eklerhüsnün (hüsn Arapça, &#8220;ün&#8221; eki Türkçe) ruhun (ruh Farsça, &#8220;un&#8221; eki Türkçe)Mensur örnek:&#8221;Te&#8217;affûn-i hevâ-yı şi&#8217;âb ve harâret-i rîk-i Batha&#8217;dan gül-i nev-bahâr-ı ömr-i nâzenîn olan etfâl-i nâz-perver ve hurd-sâli hevâ-zede-i sumûm-ı helâk olmaktansakınurlardı&#8221;.Veysî, Dürretü’t-Tac&#8221;Yolların (sokakların) havasının kokusundan ve Mekke&#8217;nin kumlarının sı-caklığının ömürleri nazlı ilkbahar gülü olan nazla beslenmiş çocuk ve gençlerini)öldürücü zehir gibi olan hava vurgunundan korurlardı&#8221;.Kelimelerin dillere göre dağılımı:Tür (1) Ar. (8) Far. (8)hevâolan Bahta (Mekke)olmaktanömr şi’absakınurlardı etfâl sumûm helâk gülte’affün nev-bahârharâret nâzenînnâz-perverhevâ-zedhurd-sâlrîkTamlamalar:te&#8217;affun-i hevâ-yı şi&#8217;âb (Ar. + Far. + Ar. kelimelerle Farsça tamlama)harâret-i rîk-i Batha (Ar. + Far. + Ar. kelimelerle Farsça tamlama)gül-i nev-bahâr-ı Ömr-i nâzenîn (Far. + Far. + Ar. + Far. kelimelerle Farsça tam-lama)etfâl-i nâz-perver (Ar. + Far. kelimelerle Farsça tamlama)hurd-sâl (Farsça)hevâ-zede-i sumûm-ı helâk olmak (Far. + Ar. + Ar. + T. kelimelerle Farsça tamla-ma)EklerBatha&#8217;dan(Batha Arapça, &#8220;dan&#8221; eki Türkçe) olan (ol-an Türkçe) olmaktan (ol-mak+dan Türkçe) sakınurlardı (sakın-ur-lar-dı)</p>
<p>Page 10<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)28Görüldüğü gibi kelimeler, ekler, tamlamalar bakımından neredeyse bütünüyle,cümle mantığı bakımından da büyük oranda farklılaşmalar görülmektedir. Arapça,özellikle edebî eserlerde kelime seviyesinde yer alırken, Farsça kelime, tamlama vekısmen de cümle bakımından bu ortak yapıda yer almaktadır. Türkçe ise az sayıdakelime, ki bunların çoğu da yardımcı fiildir, biraz da ek olarak yer almaktadır. Kürtçe:Kürtçe, yazı dili geleneği olmadığı için standartlaşmamış ve adeta Osmanlı-canın halk ağızlarındaki kullanımını temsil eden bir karma dil görünümüne bürün-müştür. Kürtçenin gramer yapısındaki karmaşıklığı daha önce yazdığımız kimi ya-zılarımızda da belirtmiştik. (Buran, 1992) Söz varlığı konusunda bugüne kadar çoksayıda çalışma yapılmış ve yayınlanmıştır. (Gülensoy: 1994) Bu çalışmalarda ge-nellikle Kürtçenin söz varlığının karma olduğu da ortaya konmuştur. Biz buradaRusya Bilimler Akademisi tarafından yayınlanan “Kürt Dilinin Etimolojik Sözlüğü(Tsabolov, 2001)”nü esas alarak Kürtçenin söz varlığı üzerinde özet bir değerlen-dirme yapmaya çalışacağız. Söz konusu sözlüğün birinci cildinde yer alan 3499kelimenin 3435’i -aşağıdaki tabloda görüleceği gibi- başka dil ve lehçelere aittir.Kalan 64 kelimenin kökeni ise açıkça belirtilmemiştir. Kökeni açıkça belirtilmeyen kelimeler şunlardır: “agana, agin,angutin, ar,araj, armuş, avir, azap, angir, adine, alandin/alın, argun, arşil, axinin,/axin,balangaz, balgar, ban, band, baş, bawbaw, bahir, balara, bani, bebaxti,bicang/picang, bilçasura/bilçazarda, bilur, biriyan, çandi, çip, çopi, çam, çavbal,çeli, çirusin, çük, dafa, dasalat, do, danin, derav, dolidang, du, existin, ejgar,farzik, firkas, fig, firangula, gavızin, girov, gornapişik, herati, hamez, hajin, kur-dunda, kaşkalan, kelak, kotan, mahjub, mamik, mar” Bu kelimelerden bir bölümü-nün kökeni ya da Kürtçeye hangi dilden geldiği bellidir. Mesela, du kelimesi Fars-çadan Kürtçeye geçen iki anlamındaki sözdür. Dolayısıyla bu kelimelerin de önem-li bir kısmının kökeni başka dillerdir. Aslında, binlerce kelime arasında birkaç kelimenin kökenini bilinmemesiya da bulunamaması tek başına bir anlam ifade etmez. Özgün bir dilden bahsede-bilmek için, söz konusu dilin, “ dilin temel birimleri” dediğimiz “ sesbilgisi, yapı-bilgisi, söz varlığı, cümle bilgisi ve vurgu” gibi beş esas bakımından özgün olmasıgerekir. Kürtçe bu beş esas bakımından özgün değildir. Sesleri ve ses sistemi, yapı-sal özellikleri ve ekleri, söz varlığı ve cümle yapısı itibariyle kendisini oluşturandillerin özellikleri dışında hiçbir özgün özelliğe sahip değildir. Türkiyede bu konu-da yapılan çalışmalara atıfta bulunmak çoğu zaman kabul görmediği için, ben dilci-lik konusunda otorite sayılan Rusya Bilimler Akademisinin bir çalışmasına atıftabulunmak istiyorum. Rusya Bilimler Akademisinin yayınladığı Kürt Dilinin Etimo-lojik Sözlüğüne göre, Kürtçenin söz varlığının dillere göre dağılımı şöyledir:</p>
<p>Page 11<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)29AÁĀBÇDĒ FGγHXİĪĴKĶLMTOPYÜZDEARAP.101 97539167848452910081 51808865252 349 1407 %40,96FARS.52993134 74130429997589154137 109 31 821004 %29,23TÜRK.204588785611019377519814 57915506%14,73YUN.32113133118%0,52ERM.11059375210 16876%2,21RUS112%0,06AZER.231118%0,23ES.İR.351488133812262161814 21835304%8,85İT.22%0,06AV.41139%0,26LUR.1214%0,12TALCA 513212115%0,44FA.AĞ101244753238%1,11GÜR.11151110%0,29LASG.11%0,03AVR.22%0,06ES.Hİ.213%0,09PARF.11%0,03ALM.11%0,03ARA.224%0,12SOR.22%0,06LAT.1113%0,09ÇİN.11%0,03OSET.1113%0,09SANS.1113%0,09BEL.112%0,06AFG.11%0,03BAHT.11%0,03SEM11%0,03HUNS. 11%0,03Hİ.AV112%0,063435 100,00</p>
<p>Page 12<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)30Görüldüğü gibi Rusya Bilimler Akademisi tarafından hazırlanan Kürt Di-linin Etimolojik Sözlüğü’ne göre Kürtçenin söz varlığının % 99’dan fazlasının kö-keni başka dillerdir. Başka dillerden gelen kelimelerin % 40.96’sı Arapça; %39.09’u Farsça(</p>
<p>Page 13<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)31Kürtçesi:nam ü neseba hwe hun ayan kın sırra dile bo mera beyan km(Mem u Zin) Farsçası:nâm ü neseb-i hod tu ayan kun sırr-ı dil-e bo mera beyân kunKelimelerin dillere göre dağılımı: TAr. Far. (9)namhwe (hod)eyan (ayan)kın (kun)sırme ra (ma ra)dilbeyanTamlamalar:nam ü neseba hwe (nâm ü neseb-i hod, Farsça) sırra dile bo (sırr-ı dil-i bo, Farsça)Mensur örnek:Kürtçesi:Wi lı ser reki ne aw heye ne çamor, we erdė hışkda korpiyek çekıriye.Türkçesi:Ne su ne çamur olan o yolun üstünde, o kuru yerde, bir köprü yapmış.Farsçası:Seri an rah ne ab hest ne gil u der cay-i huşk peli kerde.</p>
<p>Page 14<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)32Kelimelerin dillere göre dağılımı: Ar. (1) Fars.(7)Erd (arz)T(4)newi (u/vey)çamor serkorpi (köprü) rek (reh ki)he (he, evet, var)kın (kun)aw (ab)hışk (huşk)çékiriye (çe-kerde)Tamlamalar:erde hışkda (arz-ı huşk: Ar. + Far. kelimelerle Farsça tamlama)Ekler:hışkda (hışk Farsça (</p>
<p>Page 15<br />
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 20 Yıl : 2006/1 (19-33 s.)33KAYNAKLARACHARD, Pierre, 1993, Dilsel Toplumbilim (Çev. Deniz Kırımsoy), İtstanbul.AKSAN, Doğan, 1987, Her Yönüyle Dil, Ana Çizgileriyle Dilbilim-I, Ankara. ALTINÖRS, Atakan, 2000, Dil Felsefesi Sözlüğü, İstanbul. BURAN, Ahmet, 1992, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II-Ağızlar-, Ankara CHOMSKY, Noam, 2001, Dil ve Zihin, Ankara. ECO, Umberto, 1995, Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışları (Çev. KemalAtakay), İstanbul. GÜLENSOY, Tuncer, 1986, Doğu Anadolu Osmanlıcası-Etimolojik Sözlük De-nemesi-, Ankara. GÜLENSOY, Tuncer, 1994, Kürtçenin Etimolojik Sözlüğü, Ankara. HENGİRMEN, Mehmet, 1999, Dilbilgisi ve Dilbilim Terimleri Sözlüğü, Ankara.KARAAĞAÇ, Günay, 2002, Dil, Tarih ve İnsan, Ankara.KAYMAZ, Zeki 2003, Türkiye’deki Gizli Diller Üzerine Bir Araştırma, İzmir. KORKMAZ, Zeynep, 1992, Gramer Terimleri Sözlüğü, Ankara LARS, Johanson, 2002, Türk Dili Haritası Uzerinde Keşifler (Çev. NurettinDemir-Emine Yılmaz), Ankara.OLENDER, Maurice, 1998, Cennetin Dilleri (Çev. Dost Kitabevi), Ankara. SAUSSURE, Ferdinand de, 1988, Genel Dilbilim Dersleri (Çev. Berke Vardar),İstanbul. TOPALOĞLU, Ahmet, 1989, DilbiIgisi Terimleri Sözlüğü, İstanbul.TSABOLOV, P.L., 2001, Etimologiçeskiy Slovar Kurdskogo Yazıka- Tom 1,Rossiyskaya Akademiya Nauk, İnstitut Vostokovedeniya, Moskva.VARDAR, Berke 1998, Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü, İstanbul.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gelsinler.net/karma-diller-osmanlica-ve-kurtce-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

